Sepetim
Sepetiniz boş
Prenses kesim tektaş, üstten bakıldığında kare görünen ve parlak faset yapısı taşıyan bir pırlanta kesimidir. Keskin köşeleri ve düz hatlarıyla yuvarlak kesimden ayrılır. Işığı yuvarlak kesime yakın biçimde yansıtır, buna karşın daha modern bir görünüm verir. Yuvarlak kesimden sonra en çok tercih edilen ikinci form olarak bilinir.
Seçim yapılırken kare oran, köşe koruması ve renk sınıfı öne çıkar. Aynı karatta yuvarlak kesime göre daha uygun fiyat sunması da tercih nedenidir. Aşağıdaki bölümler kesimin özelliklerini, kalite ölçütlerini ve montür seçimini açıklar.
Prenses kesim tektaş, tek bir kare formlu pırlantanın montüre oturtulmasıyla hazırlanan yüzüktür. Taşın üst yüzeyi kare, alt gövdesi ise ters piramit biçimindedir. Bu yapı ışığı taşın derinliğinde toplar ve yukarı doğru geri gönderir.
Kesim bugünkü hâlini 1980'li yıllarda almıştır ve kısa sürede yaygınlaşmıştır. Ham elmasın oktahedron yapısına uyduğu için işleme sırasında kayıp azdır; tek bir ham taştan iki adet kare form çıkarılabilir. Prenses kesim kare tektaş bu nedenle aynı ağırlıktaki yuvarlak taşa göre daha uygun fiyatlıdır. Bir prenses kesim tektaş yüzük arayan kişi, aynı bütçeyle daha yüksek karata ulaşabilir.
Taş üstten kare görünür, alt gövdesi ise ters piramit biçiminde daralır. Bu yapı hem ışığın izlediği yolu hem de ağırlığın nerede toplandığını belirler. Bir prenses kesim kare tektaş değerlendirilirken altı başlık öne çıkar:
Ağırlığın bir bölümü derinlikte kaldığı için bir prenses kesim pırlanta satın alınırken karat değerinin yanında milimetre ölçüsü de sorulur.
Prenses kesim parlak kesim ailesindendir, bu yüzden ışığı küçük parçalara ayırır. Taş hareket ettikçe yüzeyde beyaz ve renkli kıvılcımlar belirir. Beyaz kıvılcımlar parlaklık, renkli olanlar ise ateş adıyla anılır ve ikisi birlikte değerlendirilir. Basamaklı kesimlerde görülen geniş ve sakin yansımalar burada oluşmaz.
Köşeler ise farklı davranır. Kare formun dört köşesi ışığı merkezden daha az alır ve bu bölgelerde parlaklık bir miktar düşer. Kesim kalitesi yüksek taşlarda bu fark azalır; köşelerdeki fasetler doğru açıyla kesildiğinde ışık merkeze yönlenir. Işıltı bu yüzden karat değerinden çok işçilik kalitesine bağlıdır.
Fiyat avantajı ilk sırada gelir. Ham taştan çıkan kayıp düşük olduğu için üretim maliyeti azalır ve prenses kesim tektaş fiyatları aynı karattaki yuvarlak taşın altında kalır. Aradaki fark çoğu zaman yüzde yirmi düzeyine ulaşır.
Görünüm tarafında da belirgin bir katkı bulunur. Kare formun köşegeni kenar uzunluğundan yaklaşık yüzde kırk daha uzundur; bu da parmakta genişlik hissi yaratır. Düz hatları sayesinde alyans ve tamtur gibi parçalarla boşluksuz oturur. Prenses kesim tektaş fiyatları ile bu görsel katkı bir arada değerlendirildiğinde kesim öne çıkar.
Prenses kesimde kalite değerlendirmesi yuvarlak kesimden ayrılır. Kare form rengi köşelerde biriktirir, izleri ise faset yapısıyla gizler; aynı sınıftaki iki taş bu yüzden yan yana konduğunda farklı görünebilir. Sertifikada da atlanmaması gereken bir ayrıntı bulunur.
Bağımsız laboratuvarlar kesim notunu yalnızca yuvarlak parlak kesim taşlara verir. Prenses kesim raporlarında kesim derecesi yer almaz; bunun yerine cila ve simetri notları bulunur. Bu iki not iyi ya da üzeri olduğunda taşın işçiliği güvenli sayılır. Rapor okunurken ölçü satırı da kontrol edilir, çünkü kare oran buradan hesaplanır.
Kare form rengi köşelerde biriktirir; gövdede fark edilmeyen sarı ton dört köşede daha kolay görünür. Bu nedenle prenses kesimde renk sınıfı yuvarlak kesime göre bir basamak yukarı seçilir. Berraklıkta ise faset yapısı yardımcı olur ve küçük izleri gizler, ancak köşeye yakın izler ayrı bir başlıktır. İzin konumu bu bölgede derecesinden daha çok değerlendirilir. Aşağıdaki tablo metal rengine göre önerilen sınıfları gösterir.
Tablodaki değerler yol gösterici bir çerçeve sunar. Bütçe sınırlıysa renkte bir basamak inilebilir, buna karşın köşeye yakın iz bulunan taşlardan uzak durulur. Sarı ve rose metal seçildiğinde daha alt renk sınıfı da görsel olarak yeterli sonuç verir.
Karat taşın ağırlığını gösterir, ancak elde algılanan boyutu tek başına belirlemez. Prenses kesimde ağırlığın bir bölümü derinlikte kaldığı için milimetre ölçüsü ayrıca sorulur; bir karatlık taş yaklaşık 5,5 milimetre kenar uzunluğu taşır. Kesim oranı da görünümü doğrudan değiştirir ve kare form isteniyorsa 1,00 ile 1,05 arasında tutulur. Oran 1,10 üzerine çıktığında taş gözle görülür biçimde dikdörtgene döner. Aşağıdaki tablo bir karatlık iki kesimi karşılaştırır.
Tablodaki alan farkı küçük görünse de gözle seçilir. Buna karşın prenses kesimin köşegen uzunluğu parmakta daha geniş bir iz bırakır.
Köşe koruması bu kesimde ilk sırada gelir, çünkü kare formun dört ucu darbeye en açık bölgedir. Taş ve montür kararı bu nedenle ayrı ayrı değil, birlikte verilir. Kullanım yoğunluğu ile el yapısı da tercihi yönlendirir.
Sıralama pratikte şöyle işler: önce en boy oranı belirlenir, sonra renk sınıfı metal rengine göre seçilir, en son montür kararlaştırılır. Bu sıra izlendiğinde bütçe doğru noktaya yönlenir ve sonradan değişiklik gerekmez. Ters sırayla ilerlendiğinde ise montüre uygun taş aranır, bu da seçenekleri gereksiz biçimde daraltır.
Köşeleri saran V biçimli tırnak bu kesim için üretilmiştir. Tırnak köşeyi tam olarak kavrar ve darbeyi taşın en zayıf noktasından uzaklaştırır. Dört köşenin tamamında V tırnak bulunan bir prenses kesim yüzük standart kabul edilir.
Çerçeveli montür ise en yüksek korumayı sağlar. Metal şerit taşın kenarını tümüyle sarar, buna karşın yandan giren ışığı azaltır. Günlük kullanımı yoğun olan kişilerde bu yapı daha uzun ömürlü bir prenses kesim yüzük sunar. Çerçeve inceltildiğinde ışık kaybı azalır ve iki avantaj bir arada elde edilir.
Kare form parmakta düz bir hat oluşturur ve eli daha net gösterir. Bir prenses kesim pırlanta tektaş uzun parmaklarda dengeli durur; kısa parmaklarda ise dikdörtgene yakın oran tercih edilerek uzatma sağlanır.
Bant genişliği de sonucu değiştirir. İnce bant taşı öne çıkarır ve köşeleri belirginleştirir; geniş bant ise dikkati paylaşır. Prenses kesim pırlanta tektaş modellerinde ince bant en sık seçilen yapıdır. Bir prenses kesim tektaş yüzük mağazada denendiğinde bu fark birkaç saniyede görülür.
Kare kesimde köşeler hem görünümü hem dayanıklılığı belirler. Sertifikada kesim notu bulunmadığı için değerlendirme cila, simetri ve ölçü üzerinden yapılır. Karar öncesinde altı başlık kontrol edilir:
Bu başlıklardan biri atlandığında sonuç genellikle köşede kırılma ya da beklenenden küçük görünen bir taş olarak ortaya çıkar.
Sina Pırlanta koleksiyonlarında prenses kesim taşlar sertifikalı olarak sunulur ve raporda ölçü ile simetri bilgisi yer alır. Aynı montür farklı karat ve metal renkleriyle üretildiği için bütçe aralığı geniş kalır. Prenses kesim tektaş modelleri arasında karar verirken ölçü bilgisi karat kadar önem taşır ve şu dört başlık sorulur:
Aynı karatta iki farklı oran yan yana denendiğinde tercih kendiliğinden netleşir; prenses kesim tektaş modelleri arasındaki fark ekran görüntüsünden anlaşılmaz.
Temizlik ılık su, sıvı sabun ve yumuşak fırçayla yapılır. Yüzük on beş dakika bekletilir, ardından fırça taşın altına yönlendirilir ve durulama yapılır. Köşe tırnakları bu işlem sırasında hafif hareketlerle temizlenir.
Kontrol tarafı bu kesimde ayrı bir önem taşır. Köşe tırnaklarında aşınma ya da açılma görüldüğünde işlem ertelenmez, çünkü açık kalan köşe darbede kırılabilir. Yılda bir kez uzman kuyumcuda yapılan kontrol bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır. Bir prenses kesim tektaş pırlanta bu bakımla ilk günkü görünümünü uzun yıllar korur.
Beyaz metalde G–H renk, sarı metalde I–J renk yeterli sonuç verir. Berraklıkta VS2 eşiği korunur ve köşeye yakın iz bulunan taşlar tercih edilmez.
Küçük karatlarda kare form belirginliğini korur ve köşegen sayesinde dolgun görünür. Yarım karat altındaki taşlarda ince bant ve V tırnak etkiyi güçlendirir.
Köşeleri korunduğu sürece günlük kullanıma uygundur. V tırnaklı ya da çerçeveli montür seçildiğinde bir prenses kesim tektaş pırlanta yıllarca sorunsuz taşınır.