Sepetim
Sepetiniz boş
Beyaz altın tektaş yüzük zamanla sararır çünkü beyaz altın doğada bulunan bir metal değil, sarı altının başka metallerle karıştırılmasıyla elde edilen bir alaşımdır. Bu alaşım kendi başına tam beyaz değildir, hafif sarımsı ya da grimsi bir tona sahiptir. Parlak beyaz görünümü sağlayan şey yüzeye uygulanan rodyum kaplamadır. Kaplama zamanla sürtünmeyle aşınır, altındaki alaşımın doğal rengi yüzeye çıkar ve yüzük sarımsı görünür. Bu bir bozulma ya da oksitlenme değildir; altın oksitlenmez, sadece yüzeydeki kaplama incelmiştir.
Saf altın 24 ayardır ve rengi sarıdır. Takı üretiminde saf altın tek başına kullanılmaz çünkü çok yumuşaktır ve şekil koruyamaz. Bu nedenle altın, başka metallerle karıştırılarak alaşım haline getirilir.
Beyaz altında kullanılan alaşım metalleri sarı tonu bastırma görevi görür. Nikel hem beyazlatır hem metali sertleştirir. Paladyum daha iyi beyazlatır, daha pahalıdır ve cilt hassasiyeti açısından daha güvenlidir. Gümüş ve çinko ise renk ve işlenebilirlik dengesine katkı sağlar.
Bu metaller sarı tonu seyreltir ancak tamamen ortadan kaldıramaz. Ortaya çıkan alaşım, çıplak gözle bakıldığında hafif sıcak ya da grimsi bir beyazdır. Mücevherde beklenen soğuk ve parlak beyaz görünüm için yüzeye ayrı bir kaplama uygulanır.
Bu, çoğu kullanıcının beklentisinin tersidir. 14 ayar altın binde 585, 18 ayar altın binde 750 oranında saf altın içerir. Yani 18 ayarda alaşım içindeki sarı altın oranı daha yüksektir.
Alaşım oranı gereği, 18 ayar beyaz altının kaplama altındaki doğal rengi 14 ayar beyaz altına göre daha sıcaktır. Kaplama aşındığında ortaya çıkan sarımsı ton 18 ayarda daha belirgin görünür.
Bu, 18 ayarın daha kötü olduğu anlamına gelmez. 18 ayar daha yüksek altın değeri taşır ve rengi daha doygundur. Yalnızca kaplama yenileme ihtiyacının 18 ayarda gözle daha erken fark edileceği bilinmelidir.
Rodyum, platin grubuna ait bir metaldir. Gümüşten daha beyaz bir yüzey verir, yüksek oranda ışık yansıtır ve kararmaz. Bu üç özellik onu beyaz altın kaplamada standart seçenek haline getirir.
Kaplama elektroliz yöntemiyle uygulanır. Yüzük önce temizlenir ve parlatılır, ardından rodyum içeren bir banyoda ince bir tabaka olarak metal yüzeye çöktürülür. Sonuçta beyaz altının doğal tonunu tamamen örten, sert ve parlak bir yüzey oluşur.
Rodyum kaplamanın ikinci bir işlevi daha vardır. Nikel içeren alaşımlarda kaplama, metal ile cilt arasında bir bariyer oluşturur ve nikel temasını engeller. Kaplama aşındığında bu bariyer de ortadan kalkar.
Rodyum kaplamanın kalınlığı mikron cinsinden ölçülür. Bir mikron milimetrenin binde biridir.
Akla gelen ilk soru neden daha kalın kaplanmadığıdır. Sebep rodyumun gevrek bir metal olmasıdır. Belirli bir kalınlığın üzerine çıkıldığında kaplama esnekliğini kaybeder ve kullanım sırasında çatlar. Çatlayan bir kaplama, ince kaplamadan daha kötü bir görünüm verir çünkü çatlak hatları boyunca alttaki alaşım çizgiler halinde ortaya çıkar.
Bu nedenle kaplama kalınlığı bir kalite göstergesi olarak sınırsız artırılamaz. Yüzükte 1,0 mikron pratikte üst sınırdır.
Sararma yüzüğün her yerinde aynı anda başlamaz. Kaplama, sürtünmenin en yoğun olduğu bölgede önce incelir.
Tektaş yüzükte sıralama şöyledir:
Bu sıralama pratik bir sonuç doğurur. Yüzüğü avuç içinden ve yandan incelediğinizde renk farkını, üstten bakıldığında fark edilmeden önce görebilirsiniz. Yanında ikinci bir yüzük taşınıyorsa temas yüzeyi ilk yenileme ihtiyacını doğuran bölge olur. Tektaşla birlikte kullanılan modeller için pırlanta yarımtur yüzükler kategorisine bakabilirsiniz.
Kaplamanın ömrü kullanım alışkanlığına doğrudan bağlıdır. Aynı yüzük, iki farklı kullanıcıda çok farklı sürelerde sararabilir.
Ter asiditesi çoğu kullanıcının hesaba katmadığı bir değişkendir. Cilt kimyası kişiden kişiye farklıdır ve aynı modeli takan iki kişide kaplama ömrü belirgin biçimde farklılaşabilir.
Yenileme sıklığı için tek bir rakam vermek doğru olmaz çünkü aşınma kullanım yoğunluğuna bağlıdır. Sektörde kabul gören aralıklar şöyledir.
Yenileme kararını takvimden çok görünüm belirlemelidir. Halkanın alt kısmında sarımsı bir ton belirdiğinde kaplama incelmiş demektir; sararma tüm yüzeye yayılmadan önce yenilemek daha az parlatma gerektirir.
Evet, olur ve bu, uzun vadede dikkate alınması gereken bir konudur.
Rodyum kaplama uygulanmadan önce yüzey parlatılır. Parlatma işlemi, kalan eski kaplamayı ve altındaki metalin çok ince bir tabakasını alır. Tek bir yenilemede bu kayıp ihmal edilebilir düzeydedir. Ancak yüzük yirmi ya da otuz yıl boyunca düzenli olarak yenileniyorsa kayıp birikir.
Birikimli kaybın iki sonucu vardır. Halka zamanla incelir ve tektaş yüzüklerde tırnaklar zayıflar. Tırnak inceldiğinde taşın tutuşu azalır. Bu nedenle uzun süredir kullanılan bir tektaş yüzükte kaplama yenilemesi sırasında tırnak durumunun da kontrol edilmesi gerekir; gerekiyorsa tırnak takviyesi aynı işlemde yapılır.
Ürün değişim ve yükseltme seçenekleri için ürün yükseltme sayfasını inceleyebilirsiniz.
Pırlanta için rodyum kaplama işlemi güvenlidir. Elmas hem kimyasal olarak kararlıdır hem de işlem sıcaklıkları elması etkileyecek düzeyde değildir.
Dikkat gerektiren durum renkli taş içeren modellerdir. Kaplama öncesindeki asitli temizlik ve elektroliz banyosu, zümrüt gibi dolgu uygulanmış taşlarda ve gözenekli yapıdaki taşlarda risk oluşturabilir. Bu tür modellerde taşların işlem öncesinde maskelenmesi ya da sökülmesi gerekebilir. Renkli taş içeren modellerin bakım farkları için renkli taşlı pırlanta yüzükler kategorisindeki bilgileri inceleyebilirsiniz.
Klasik tek taşlı beyaz altın bir yüzükte ise işlem doğrudan uygulanabilir ve taşın sökülmesi gerekmez.
Hayır, sararan bir beyaz altın yüzük evde beyazlatılamaz. Bunun sebebi sararmanın bir kirlenme olmamasıdır; yüzeydeki kaplama fiziksel olarak incelmiştir ve temizlikle geri gelmez.
Bu noktada yapılan en yaygın hata aşındırıcı parlatma macunları kullanmaktır. Bu ürünler kalan ince kaplamayı da söker ve sararmayı hızlandırır. Diş macunu, kabartma tozu ve benzeri ev yöntemleri de aynı etkiyi yaratır.
Evde yapılabilecek tek şey yüzeyi temizlemektir. Kirli bir yüzey sararmayı olduğundan daha belirgin gösterir. Ilık suya birkaç damla sıvı sabun ekleyin, yüzüğü on dakika bekletin, yumuşak bir diş fırçasıyla temizleyin ve tüy bırakmayan bezle kurulayın. Temizlikten sonra sarımsı ton hala görünüyorsa kaplama yenilemesi gerekiyor demektir.
Nikel, temas alerjisine en sık neden olan metallerden biridir ve toplumda yaklaşık her on kişiden birinde duyarlılık bulunur, kadınlarda görülme sıklığı daha yüksektir.
Avrupa Birliği düzenlemesi bu riski sınırlandırır. Uzun süreli cilt temasında bulunan ürünlerde nikel salınımı haftada santimetrekare başına 0,5 mikrogramı, piercing ürünlerinde ise 0,2 mikrogramı aşamaz. Kaplamalı ürünlerde bu sınırın normal kullanım koşullarında iki yıl boyunca korunması beklenir.
Buradaki kritik nokta kaplamanın rolüdür. Rodyum kaplama nikel temasını engelleyen bir bariyerdir; kaplama aşındığında bariyer ortadan kalkar ve daha önce sorun yaşamayan bir kullanıcıda tepki başlayabilir. Yüzüğün takıldığı bölgede kızarıklık ya da kaşıntı ortaya çıktıysa kaplamanın incelmiş olabileceği düşünülmelidir.
Nikel duyarlılığı olan kullanıcılar için paladyum bazlı beyaz altın ve platin daha güvenli alternatiflerdir. Cilt tepkisi süreklilik gösteriyorsa bir dermatoloji uzmanına danışmak doğru olur.
Kaplama yenileme döngüsünü tamamen ortadan kaldırmak isteyen kullanıcılar için üç seçenek vardır.
Platinde renk değişimi olmaz ancak yüzeyde zamanla mat bir doku oluşur; bu doku metal kaybı değil yüzey yer değiştirmesidir ve parlatmayla giderilir. Bu üç seçenek arasında karar verirken uzun vadeli bakım maliyetini de hesaba katmak gerekir.
Kaplamanın ömrünü uzatan davranışlar basittir ve alışkanlık haline geldiğinde yenileme aralığını belirgin biçimde açar.
Yıllık kontrolde üç şeye bakılır: kaplamanın incelip incelmediği, tırnakların sıkılığı ve halkada aşınma oluğu bulunup bulunmadığı. Modelleri karşılaştırmak için tektaş pırlanta yüzükler kategorisini inceleyebilirsiniz.
Soru: Beyaz altın sararması altının bozulduğu anlamına mı gelir?
Cevap: Hayır, altın oksitlenmez ve bozulmaz; sararma yüzeydeki rodyum kaplamanın aşınarak incelmesinden kaynaklanır. Kaplamanın altındaki alaşımın doğal rengi ortaya çıkmıştır ve yenileme ile eski görünüm geri kazanılır.
Soru: Rodyum kaplama ne sıklıkla yenilenmeli?
Cevap: Her gün takılan bir tektaş yüzükte kaplama genellikle 1 ile 2 yılda bir yenilenir, özel günlerde takılan modellerde bu süre 4 ile 6 yıla çıkabilir. Karar takvimden çok halkanın alt kısmındaki renk değişimine bakılarak verilmelidir.
Soru: 18 ayar beyaz altın 14 ayardan daha mı çabuk sararır?
Cevap: Kaplama her iki ayarda da benzer sürede aşınır ancak 18 ayarda alaşımdaki altın oranı daha yüksek olduğu için ortaya çıkan sarımsı ton daha belirgin görünür. Bu nedenle 18 ayarda sararma gözle daha erken fark edilir.
Soru: Kaplama daha kalın yapılırsa hiç sararmaz mı?
Cevap: Hayır, rodyum gevrek bir metal olduğu için belirli bir kalınlığın üzerinde kaplama çatlar ve alttaki alaşım çizgiler halinde görünür. Yüzüklerde 0,75 ile 1,0 mikron aralığı pratikte üst sınırdır.
Soru: Sararan yüzüğü evde beyazlatabilir miyim?
Cevap: Hayır, sararma kirlenme değil kaplama aşınması olduğu için temizlikle giderilemez. Aşındırıcı parlatma macunları kalan kaplamayı da sökeceği için durumu kötüleştirir.